Bruce Nolan, New York'lu bir televizyon muhabiridir...Bruce her şeyden şikayet etmekte ve tanrıya yakarmaktadır...Tanrı bir gün bu yakarışlara cevap verir ve Bruce'nin karşısına bir insan olarak çıkar ve kendi gücünü ona verir kısa bir süreliğine...Komedi de işte başlar Bruce artık bir tanrıdır...
Ming Polis gücü içindeki en keskin atıcıdır, fakat bu efsane ardında yatan bir de acı bir gerçek vardır… kendisinin en yakın arkadaşı ve nişancısı olan Ching yanlışlıkla bir rehineyi vurduğu için hapishanededir. Ching olaya sebep verdiğini düşündüğü için hapishane’den çıktığı gün Ming’in peşine düşer.
Antartika'da görev yapan Carrie Stetko, bu ıssız yerden ayrılmanın planlarını yapmaktadır. Saat ve dakikaları sayan Carrie'nin oradan ayrılmasına üç gün kalmıştır. Ancak o bölgede işlenmiş bir cinayet için Carrie görevlendirilir. Carrie,Antartika altı ay boyunca karanlığa gömülmeden önce bu soruşturmayı çözmek zorundadır.
Filmde Johnny Depp, haksız yere hapse gönderilen, ve sadece bu acımasız ceza için değil, karısı ile kızına olanların üzücü sonuçları için de intikam yemini eden Benjamin Barker’ı, Helena Bonham Carter ise onun saplantılı ölçüde kararlı suç ortağı Bayan Nellie Lovett’ı canlandırıyor.
Barker, Sweeney Todd kimliğine bürünerek Bayan Lovett’ın pastanesinin üzerindeki, eskiden kendine ait olan berber dükkanına geri döner. Amacı, karısı Lucy’yi ve küçük kızını ondan çalmak için alçak yardımcısı Beadle Bamford’la (Timothy Spall) birlikte kendisini uydurma bir suçla uzaklara gönderen Yargıç Turpin’i (Alan Rickman) gözlemektir.
Bayan Lovett, Barker’a, Yargıç Turpin tarafından iğfal edilen karısının kendisini zehirlediğini söyler. Bu arada, rakibi olan gösterişli İtalyan berber Pirelli (Sacha Baron Cohen), Barker’ı kimliğini ifşa etmekle tehdit edince, Barker onu boğazını keserek öldürür. Cesetle ne yapacağını bilemezken, Bayan Lovett bu krizi, sallantıda olan işini kurtarmak için çözüm olarak görür ve turtalarını insan etiyle doldurmayı önerir.
Sweeney, yargıcın gözlerini Johanna’ya (Jayne Wisener), yani Sweeney’nin ergenlik çağına gelmiş kızına diktiğini fark eder. Yargıç, Johanna’nın vesayetini elinde tutmaktadır. Evde hapis hayatı yaşayan Johanna bir gün Sweeney’yi denizden kurtarmış olan genç denizci Anthony (Jamie Campbell Bower) tarafından fark edilir. Genç kıza delice aşık olan Anthony onu kurtarıp evlenmeye yemin eder.
Bu arada, Bayan Lovett’ın turtaları çok geçmeden Londra’da dillere destan olur ve satış patlaması yapar. Bayan Lovett saygınlık kazanmayı ve Sweeney’yle evlenip deniz kenarında yaşamayı düşlemektedir. Yanlarında, evlatlık olarak alacağı, Pirelli’nin eski asistanı Toby de (Edward Sanders) olacaktır. Fakat Sweeney’nin aklında intikamdan başka bir şey yoktur; başka herkes ya da her şeye zarar verecek olsa da.
Tehlikeli Aslar 2 – Smokin’ Aces 2: Assassins’ Ball filmi aksiyon severler için biçilmiş kaftan diyebilirim. Baştan sona aksiyon dolu filmi Amerikan, Kanada ve 2010 yapımı. IMDB’nin puanı ortalamalarda ama izleyenlerden olumlu tepkiler aldığım bir film. tabiki karar sizin.
Film 3 parçadan oluşmaktadır. Capsta 3 parçadanda görüntüler yer almaktadır.
Bu filmin 3gpsi nette ilk sitemiz tarafından verilmektedir.
Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar. Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler. Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur. “Ferrari’sini Satan Bilge” tadında ki Serkan, Fikret’in karakterine ve hayata bakış biçimine hayran olmuştur. Fikret ve Serkan Türkiye’ye dönerler. Serkan bir kaç gün misafir etmek için Fikret’i çiflik evine davet eder. Ertesi sabah Fikret arkadaşı Müjdat’la buluşur. Fikret’le birlikte haciz malların satıldığı Yed’i Emin Deposundan mal alıp-satmayı planlamaktadır. Fikret ve Müjdat o gece Müjdat’nin evine giderler. Uyumak için yatağa girdiklerinde o gün açık arttırmadan aldıkları tablonun içindeki kurt, tablodan çıkar, Müjdat’ın içine girer.
Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar. Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınağına götürürler. Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur. “Ferrari’sini Satan Bilge” tadında ki Serkan, Fikret’in karakterine ve hayata bakış biçimine hayran olmuştur. Fikret ve Serkan Türkiye’ye dönerler. Serkan bir kaç gün misafir etmek için Fikret’i çiflik evine davet eder. Ertesi sabah Fikret arkadaşı Müjdat’la buluşur. Fikret’le birlikte haciz malların satıldığı Yed’i Emin Deposundan mal alıp-satmayı planlamaktadır. Fikret ve Müjdat o gece Müjdat’nin evine giderler. Uyumak için yatağa girdiklerinde o gün açık arttırmadan aldıkları tablonun içindeki kurt, tablodan çıkar, Müjdat’ın içine girer.
Tür : Bilim Kurgu / Uzay
Yönetmen : Irvin Kershner
Senaryo : George Lucas , Leigh Brackett , Lawrence Kasdan
Görüntü Yönetmeni : Peter Suschitzky
Müzik : John Williams
Yapım : 1980, ABD , 124 dk.
Oyuncular
Mark Hamill (Luke Skywalker) , Harrison Ford (Han Solo) , Carrie Fisher (Prenses Leia) , Billy Dee Williams (Lando Calrissian) , Anthony Daniels (C-3PO) , David Prowse (Darth Vader) , Peter Mayhew (Chewbacca) , Kenny Baker (R2-D2) , Frank Oz (Yoda'nın sesi) , Alec Guinness (Obi-Wan Kenobi) , Jeremy Bulloch (Boba Fett)
Filmin Konusu
Darth Vader'ın da yardımıyla İmparator, asileri ezerek evreni hakimiyeti altına almaya çalışmaktadır. Gönderdikleri casus robotlar sayesinde asilerin merkezinin Hoth gezegeninde olduğunu öğrenir ve birlikleri oraya gönderirler.
Luke Skywalker, Han Solo ve Prenses Lea, son anda Bulut Şehri'ne kaçarlar. Luke bu arada Yoda'yı bulmak ve Jedi eğitimini tamamlamak üzere yola çıkar.
Kahramanlarımız bir araya gelip İmparator'u yenebilecekler midir ?
Tür : Bilim Kurgu / Uzay
Gösterim Tarihi : 1 Ekim 1999
Yönetmen : George Lucas
Senaryo : George Lucas
Görüntü Yönetmeni : David Tattersall
Müzik : John Williams
Yapım : 1999, ABD , 136 dk.
Oyuncular
Ray Park (Darth Maul) , Liam Neeson (Qui-Gon Jinn) , Ewan McGregor (Obi-Wan Kenobi) , Natalie Portman (Kraliçe Amidala) , Jake Lloyd (Anakin Skywalker) , Pernilla August (Shmi Skywalker) , Frank Oz (Yoda'nın sesi) , Ian McDiarmid (Senatör Palpatine) , Oliver Ford Davies (Vali Sio Bibble) , Ahmed Best (Jar Jar Binks'in sesi) , Anthony Daniels (C-3PO) , Kenny Baker (R2-D2) , Terence Stamp (Konsey Üyesi Valorum) , Brian Blessed (Boss Nass) , Andrew Secombe (Watto) , Ray Park (Darth Maul)
Filmin Konusu
Genç Luke Skywalker'ın içindeki gücü keşfedip galaksinin zalim imparatoruna başkaldırmasına henüz on yıllar vardır. Hatta Luke henüz doğmamıştır. Barış içindeki galakside Cumhuriyet hüküm sürmektedir.
Barışçıl bir gezegen olan Naboo, iyi yürekli genç Kraliçe Amidala tarafından yönetilmektedir. Gizli Sith Lordu ve onun şampiyonu Darth Maul'un maşası olan Ticaret Federasyonu, barışı sarsacak girişimler ve adil olmayan müzakere taktikleriyle Amidala'yı köşeye sıkıştırmaktadır. Jedi şövalyesi Qui-Gon Jinn ve çömezi Obi-Wan Kenobi durumu incelemek için Naboo'ya gönderilirler.
Jedi'lar giderek derinleşen komployu keşfederken 9 yaşındaki Anakin'le tanışırlar. Küçük çocuğun mekaniğe karşı müthiş bir yeteneği ve şeytani bir zekası vardır. Jar Jar Binks isimli geveze ve kurbağamsı mahluğun da dostluğunu edinerek büyüyen uyumsuz grup, bir yandan Federasyonun robot ordularına karşı Amida'lanın yardımına koşarken, öte yandan da Darth Maul'la yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Galakside bir şeyler, geri dönmemek üzere değişmeye başlamıştır...
Bizleri orijinal Yıldız Savaşları üçlemesinin kökenlerine götürmek için on yıllarca bekleyen George Lucas, efsaneye iyi bir başlangıç yapıyor ve o zamana dek görülmemiş görkemde bilim kurgu dünyaları yaratıyor. Yine de serinin hayranları, orijinal üçlemedeki epik havanın daha hafif ve mizahi bir tonla değiştirilmiş olmasından pek hoşnut değiller.